sitting on - Turkish English Dictionary

sitting on

Meanings of "sitting on" with other terms in English Turkish Dictionary : 43 result(s)

English Turkish
Proverb
footprints on the sands of time are not made by sitting down yerinde oturarak tarihe iz bırakamazsın
footprints on the sands of time are not made by sitting down harekete geçmeden iz bırakacak bir şey yapamazsın
footprints on the sands of time are not made by sitting down hiçbir şey yapmadan tarihte iz bırakamazsın
footprints on the sands of time are not made by sitting down yerinde oturan tarih yazamaz
Colloquial
a man sitting on a chair n. sandalyede oturan bir adam
Idioms
be sitting on the sidelines v. hiçbir şeye karışmadan öylece oturmak
be sitting on a gold mine v. çok değerli bir şeyin sahibi olmak
be sitting on a gold mine v. bir hazineye sahip olmak
be sitting on a powder keg v. diken üzerinde olmak
be sitting on a powder keg v. bıçak sırtında olmak
be sitting on a powder keg v. topun ağzında olmak
be sitting on a powder keg v. çok riskli bir durumda olmak
be sitting on top of the world v. dünyalar onun olmak
be sitting on top of the world v. çok mutlu olmak
be sitting on your tail v. kıçının dibinden ayrılmamak
be sitting on your tail v. kuyruğuna takılmak
be sitting on your tail v. (kıçının dibinden ayrılmayarak) çok yakın mesafede araçla takip etmek
be sitting on cloud nine v. bulutların üstünde olmak
be sitting on cloud nine v. dünyalar onun olmak
be sitting on cloud nine v. mutluluktan havalarda uçmak
be (sitting) on (one's) tail v. (birinin) peşinde olmak
be (sitting) on (one's) tail v. (birinin) kuyruğuna takılmak
be (sitting) on (one's) tail v. (birinin) kıçının dibinden ayrılmamak
be (sitting) on (one's) tail v. çok yakın mesafeden takip etmek
be sitting on the fence v. kararsız kalmak
be sitting on the fence v. kararsız olmak
be sitting on the fence v. arada kalmak
be sitting on a gold mine v. farkında olmadığı/henüz değerlendirmediği bir hazineye sahip olmak
be sitting on the fence v. muallakta kalmak
be sitting on the fence v. tarafsız kalmak
be sitting on the fence v. seçim yapamamak
be sitting on a gold mine v. bir hazinenin üstünde oturmak
be sitting on the fence v. karar verememek
sitting on a gold mine adj. altın madeninin üzerinde oturan
sitting on a powder keg adj. diken üzerinde
sitting on a gold mine adj. bir hazinenin üzerinde oturan
sitting on a gold mine adj. bir hazineye sahip
sitting on a powder keg adj. çok riskli bir durumda
sitting on a powder keg adj. bıçak sırtında
sitting on a powder keg adj. topun ağzında
sitting on a gold mine adj. farkında olmadığı/henüz değerlendirmediği bir hazineye sahip
sitting on a gold mine adj. çok değerli bir şeyin sahibi
Speaking
sitting on his own expr. tek başına oturan